Türk Bankacılık sektörü, sağlam finansal rasyolarıyla dikkat çekiyor

Türk bankacılık sektörüne ilişkin negatif değerlendirmeye karşın sektör, değerlendirmenin tersine işaret eden sağlam finansal rasyolarıyla dikkati çekiyor.

Geçen yılın eylül ve aralık döneminde bankacılık sektörünün NPL rasyosu sırasıyla yüzde 3,22 ve yüzde 3,87 olarak gerçekleşti. Bankacılık sektörünün NPL oranı, bu yılın mart ayında yüzde 4,04 iken, mayıs itibarıyla sınırlı yükselişle yüzde 4,18’e çıktı. Bankaların tahsili gecikmiş alacaklar için yüksek oranda karşılık ayırması ve firmalardan teminat alması, negatif izlemeye alınan firmaların hali hazırda faaliyetlerini sürdürmesi ve ister firma ister hanehalkı olsun borç ödeme kabiliyetlerinin olması, NPL oranlarındaki ciddi artışları engelliyor. Analistler, bankacılık sektörünün geçmiş yıllardaki tecrübeleri dikkate alındığında yüzde 5’in altında seyreden NPL oranlarının risk oluşturmadığını belirtiyor.

AB bankacılık sektörünün NPL oranı yüzde 3,1                                     

Avrupa’da açıklanan öncü göstergeler Avro Bölgesi’nde de ekonomilerin yavaşladığına işaret ederken, gelişmiş ülke merkez bankaları faiz indirimi ve parasal genişleme açıklamaları ile sözlü yönlendirme yapıyor. Avrupa bankacılık sektöründe NPL rasyosu, bu yılın mart sonu itibarıyla yüzde 3,1 düzeyinde bulunuyor. Avrupa bankacılık kurumlarının 2019 ilk çeyrek verilerine göre, 2016’da bu oran yüzde 5,2’nin üzerinde, 2017’de 4,3 ve 2018’de 3,5 düzeyinde bulunuyordu. Özellikle 2008 finans krizinin izlerinin devam ettiği Yunanistan’da, bankacılık sektöründe NPL oranı yüzde 41,4 ile yüksek seviyesini koruyor. AB’de ülke bazında bankacılık sektörü NPL oranları incelendiğinde, Portekiz’de yüzde 9,6, İtalya’da yüzde 8,3, Bulgaristan’da yüzde 8,1, Slovenya ve Hırvatistan’da yüzde 6,3, Macaristan’da da yüzde 5,9 seviyesinde bulunuyor. AB’nin lokomotif ülkelerinden Almanya ve İngiltere’de bankacılık sektörü NPL oranı yüzde 1,3 iken, bu oran Fransa’da 2,7 ve İspanya’da yüzde 3,6 düzeyinde seyrediyor.

Türkiye, hanehalkı borçluluğu en düşük ülkeler arasında

Türkiye’de hanehalkı borcunun milli gelire oranı, son 5 yılda düşüş eğilimini sürdürerek geçen yılın sonunda yüzde 14,8’e geriledi. Türkiye, bu oranla G20 ülkeleri içinde hanehalkı borçluluğu en düşük ülkeler arasında yerini aldı. İsviçre, geçen yılın sonundaki yüzde 128,7 ile hanehalkı borçluluğu en yüksek ülkelerin başında geldi. İsviçre’yi, yüzde 120,3 ile Avustralya, yüzde 115 ile Danimarka, yüzde 102 ile Hollanda ve yüzde 100,7 ile Kanada takip etti. Hanehalkı borçluluğu İngiltere’de yüzde 87,1, ABD’de yüzde 76,3, Fransa’da yüzde 60,1, Almanya’da yüzde 52,9 ve İtalya’da yüzde 40,3 seviyesinde bulunuyor. Gelişmekte olan ülke gruplarına bakıldığında ise Güney Kore, yüzde 97,7 ile yüksek hanehalkı borçluluğu ile dikkati çekiyor. Güney Afrika’da bu oran yüzde 33,6, Brezilya’da yüzde 28,2, Rusya’da yüzde 17,2, Endonezya’da yüzde 17 ve Hindistan’da yüzde 11,3 oldu. Türkiye’de hanehalkı borçluluğunun düşük olması, NPL oranının artış yönündeki baskısını azaltıyor.

Türk bankacılık sektörünün sermaye yapısı güçlü

Türk bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyosu (SYR) dünyada kabul görmüş yüzde 8’in oldukça üzerinde, yüzde 17,07 seviyesinde bulunuyor. Her ne kadar bu oran yıl içinde değişen riskler ve bankaların kendi varlık değişimlerine göre güncellense de SYR’nin yüksek olması, bankaların sağlıklı olduğu yönünde yorumlanıyor. Çekirdek sermaye yeterlilik rasyosu da (CET1 Ratio) Avrupa’da bankacılık otoritelerinin baktığı bir diğer parametre… Türk bankacılık sektörünün çekirdek sermaye yeterlilik rasyosu, AB ortalamasıyla ve ülkeler bazında karşılaştırıldığında aslında sektörün güçlü sermaye yapısını koruduğu ortaya çıkıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından mayısta açıklanan verilere göre, Türkiye’deki bankaların çekirdek sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 12,9 düzeyinde bulunuyor. Bu oran, mart verilerine göre AB’de yüzde 14,7 ile Türkiye ortalamasının bir miktar üzerinde seyrediyor. Ülkeler bazında bakıldığında ise İtalya’da yüzde 13, Portekiz’de yüzde 13,4, Fransa’da yüzde 14,3 ile Türkiye ortalamasıyla paralel bir seyir izliyor.

EKONOMİ HATTI / HABER MERKEZİ

Burada yer alan haber, yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu haberde yer alan bilgiler www.ekonomihatti.com'un Araştırma Bölümü tarafından bilgi verme amacıyla hazırlanmış olup herhangi bir hisse senedinin alım satımına ilişkin bir teklif içermemektedir. Veriler, güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan alınmıştır. Bu kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve bu bilgilerin ticari amaçlı kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.ekonomihatti.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. İşbu haberdeki tüm görüş ve tahminler, söz konusu haber tarihiyle www.ekonomihatti.com'a ait olup diğer Analiz Hattı Stratejik Araştırma Merkezi'nin görüş ve tahminlerini temsil etmemektedir. Bu haberdeki tüm görüş ve bilgiler önceden haber verilmeksizin değiştirilebilir.