Türkiye 937 parçadan sorumluydu: 12 milyar dolarlık iş üstlendiğimiz F35 askıda

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon S-400 alımı yüzünden resmi olarak Türkiye’nin F-35 programından çıkarılması sürecini başlattığını açıkladı. Türkiye F-35 programı kapsamında savaş uçağının iniş takımları ve yakıt haznesi dahil olmak üzere yaklaşık 937 parçanın üretiminden sorumluydu. Mehmet Kaya'nın haberi.

Türkiye’nin Rusya’dan aldığı ve NATO’nun savunma sistemiyle uyumlu olmadığı ve F-35’in güvenliğini tehlikeye attığı gerekçesiyle ABD’nin karşı çıktığı S-400 füze sistemine ait parçaların Türkiye’ye gelmeye başlamasının ardından beklenen oldu. ABD, üretim programında ortak olduğu Türkiye’yi F-35 savaş uçağı projesinde askıya aldı. Dışişleri Bakanlığı ABD’nin kararının hiçbir meşru gerekçeye dayanmadığını belirterek, ‘ABD’yi stratejik ilişkilerimizde onarılmaz yaralar açacak bu hatadan geri dönmeye davet diyoruz.’ açıklamasını yaptı.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’dan Rusya’dan tedarik edilen S-400 füze savunma sistemlerinin teslimatı sürerken, Türkiye’nin F-35 savaş uçakları programına katılımıyla ilgili açıklama yapıldı. Açıklamada, Türkiye’nin F-35 programına olan katılımın askıya alındığını ve 31 Temmuz itibari ile de programdan çıkarılma işlemlerinin tamamlanacağı kaydedildi.

Türkiye: ‘S-400, F-35’leri zaafa uğratacak iddiası’geçersiz 

Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “F-35 programının ana ortaklarından olan Türkiye’nin programın dışında bırakılması, adil olmadığı gibi S-400 sisteminin F-35’leri zaafa uğratacağı iddiası da geçersizdir. Sayın Cumhurbaşkanımız ile Başkan Trump arasında Osaka da gerçekleştirilen G-20 Zirvesi sırasında yapılan görüşmede ortaya konan anlayışa her düzeyde sadık kalınması, bu bakımdan büyük önem taşımaktadır. ABD’yi stratejik ilişkilerimizde onarılmaz yaralar açacak bu hatadan geri dönmeye davet diyoruz” denildi.

Bir dizi hukuki süreç başlayacak 

ABD’nin Türkiye’yi F-35 programından çıkarması, sadece uçakların Türkiye’ye tesliminin engellenmesi ile sınırlı bir işlem olmayacak. DÜNYA’nın görüştüğü sektör yetkilileri ikili anlaşma fesihlerinden, özel durumlu şirketlere kadar bir dizi hukuki sürecin işleyeceğini belirtiyor. Türkiye program ortağı olarak 5,6-6 milyar doları sipariş verilmiş, gerisi opsiyon olmak üzere 12 milyar dolarlık üretim işi üstlenmiş durumda. Türkiye F-35’lerin geliştirilmesi ve üretilmesi olan uluslararası F-35 Lightning II Programının (ABD Savunma Bakanlığında projeyi yürüten JSF- Joint Strike Fighter Program Office-Müşterek Taarruz Uuçağı Programı Ofisi nedeniyle JSF Programı olarak da biliniyor) üyesi durumunda. Bu ortaklık nedeniyle Türkiye sadece uçak alıcısı değil, aynı zamanda üretim ve daha sonra hem uçak, hem de motorların bakımı için seçilen merkezlerden biri olarak iş üstlenmiş durumda.

Türkiye’nin programdan ayrılmasındaki en önemli unsur, hali hazırda geliştirme sürecinde program ortağı olarak Türkiye’nin ödediği 1,4 milyar dolarlık katkının geri verilip-verilmeyeceği. Bu ödemenin program ortağı olma kapsamında ve ilk 4 uçağın siparişleriyle ilgili bölümleri bulunuyor. Öte yandan ABD’nin Türkiye’ye “teslim ettiği” 4 F-35 uçağı bulunuyor. Bu uçaklar halen ABD’de bulunuyor. Bu uçakların hukuki durumu da belirsizliklerden biri.

Fesih sürecinde karmaşık noktalar var 

• F-35 Programı ortaklığı nedeniyle ABD ve bütün katılımcı ülkelerin Savunma Bakanlıkları düzeyinde uluslararası bir mutabakat muhtırası imzalandı. Ayrıca Savunma Sanayii Müsteşarlığı üretici Lockheed Martin ve alt yüklenici Northrop Grumman arasında sanayi katılım planı mutabakat muhtırası imzalandı. Savunma bakanları tarafından imzalanan muhtırada bir ortağın çıkarılmasına yönelik düzenleme bulunmadığı bildirildi. Buna karşılık muhtıra, her bir ortak ülke ile ABD arasında yapılmış durumda. Bu muhtırada, tarafların arasındaki uyuşmazlığı kendi aralarında çözeceği, ulusal ya da uluslararası herhangi bir mahkeme-tahkime gidemeyeceği hükmü bulunuyor. Bu fesih sürecinin ilk karmaşık noktasını oluşturuyor.

• Türkiye’nin sanayi katlım payı kapsamında şirketlerle de anlaşmalar bulunuyor. Türkiye’den TAI, Kale Havacılık ve Alp Havacılık’ın yüklenimleri bulunuyor. Lockheed Martin internet sitesinde Türkiye’nin toplam üstleniminin 12 milyar dolar olduğu yazılsa da bunun 5,6-6 milyar dolar arasındaki kısmının sözleşmeye bağlandığı, geri kalanının opsiyon olduğu biliniyor. Şirketler arasındaki bu sözleşmelerin feshi de ayrı bir süreç olarak işleyecek. Üstelik sözleşmeler ticari olduğu için, uluslararası mahkemeye gitme ihtimali bulunuyor. Bu şirketler arasında bulunan Alp Havacılık’ın durumu ise biraz daha karmaşık. Her ne kadar Türkiye’de kurulu olsa da Alp Havacılık ABD’li Sikorsky firmasının çoğunluk hissesine sahip olduğu bir yabancı sermaye yatırımı.

• ABD Savunma Bakanlığı program ofisinden Ellen M. Lord, Haziran ayında Türk firmaların toplamda 937 parça ürettiğini, bunun yaklaşık 400’ünün sadece Türk firmalarınca üretildiğini belirtmişti. ABD program ofisi ve üretici şirketin bu yılın başında üretim için alternatif şirketler bulma konusunda çalışma yaptığı da biliniyor. Türk şirketlerin sanayi katlım programı kapsamında sözleşmeleri ve hakları bulunduğu kadar, yaptıkları yatırımlar da bulunuyor. Şirketlerin uğrayacağı bu zararlarla ilgili de uluslararası hukukun işleyebileceği belirtiliyor.

• Program kapsamında Eskişehir Hava Bakım ve İkmal Merkezinde Savunma Sanayii Başkanlığı tarafından ’de F-35’in iki motorundan biri olan Pratt Whitney yapımı F-135’in Avrupa Bölgesi bakım merkezi olması için bir yatırım başlatılmıştı. Bu yatırımın da durduğu bildiriliyor.

• Program kapsamındaki bir diğer anlaşma ise Roketsan ile uçağın aynı zamanda üreticisi Lockheed Martin’in, F-35’lerin mühimmatlarından biri olan havadan denize atılan seyir füzesi geliştirmesi. Bu seyir füzesi Roketsan’ın seyir füzesi olan SOM’un bir versiyonu olan SOM-J olarak yürütülüyordu. SOM-J’yi iki şirket birlikte geliştirecek ve F-35 kullanıcısı ülkelere satışı yapılacaktı. Mevcut durumda bu programın geleceği belirsizliğe girdi.

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir:
“Hukuki dayanak yok, sipariş vermeye de devam ediyorlar”

Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada ABD nin tek taraflı karar alamayacağını belirtti. Demir, ayrıca yeni siparişlerin geldiğini açıkladı. Demir’in açıklaması şöyle: “F35 ile ilgili Türk şirketleri üzerlerine düşen her türlü yükümlülüğü anlaşmalar çerçevesinde eksiksiz yerine getirmişler ve getireceklerdir. F35 ortaklık sürecinden Türkiye’yi dışlamak tek taraflı alınabilecek bir karar değildir. Bu konudaki haklarımız mahfuzdur. Türkiye’nin imalat sürecinden dışlanması uçak başına 7-8 milyondan 10 milyon dolara varan bir ilave maliyet getirebilecek ve program ortaklarının zararına olacaktır. Türk şirketlerine şimdiye kadar olumsuz bir durum ulaşmamıştır, aksine siparişlerine devam ediyorlar.

RUSYA’DAN SU-35 SAVAŞ UÇAĞI TEKLİFİ

Rus devlet savunma sanayisi şirketi Rosteh’in Üst Yöneticisi (CEO) Sergey Çemezov, Rusya’nın Türkiye’ye Su-35 savaş uçağı satmaya hazır olduğunu bildirdi. Çemezov, gelişen Türkiye- Rusya askeri teknik iş birliğiyle ilgili basın açıklaması yaptı. Türkiye ye Rus yapımı savaş uçağı satışı önerisinde bulunan Çemezov, “Eğer Türk meslektaşlarımız arzu ederse biz Su-35 savaş uçağı vermeye hazırız.” dedi. Rus Sukhoi firması tarafından tasarlanan tek koltuklu, çift motorlu Su-35, çok amaçlı avcı uçağı olarak kullanılıyor.

EKONOMİ HATTI / HABER MERKEZİ

Burada yer alan haber, yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu haberde yer alan bilgiler www.ekonomihatti.com'un Araştırma Bölümü tarafından bilgi verme amacıyla hazırlanmış olup herhangi bir hisse senedinin alım satımına ilişkin bir teklif içermemektedir. Veriler, güvenilir olduğuna inanılan kaynaklardan alınmıştır. Bu kaynaklardaki hata ve eksikliklerden ve bu bilgilerin ticari amaçlı kullanılmasından doğabilecek zararlardan www.ekonomihatti.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. İşbu haberdeki tüm görüş ve tahminler, söz konusu haber tarihiyle www.ekonomihatti.com'a ait olup diğer AHSAM Araştırma Merkezi'nin görüş ve tahminlerini temsil etmemektedir. Bu haberdeki tüm görüş ve bilgiler önceden haber verilmeksizin değiştirilebilir.